İş hayatı

Haklı çıkmak neden bazen en pahalı iletişim hatasıdır?

Haklı olmak değerlidir. Ama iletişimde her değerli şey gibi, yanlış zamanda ve yanlış biçimde kullanıldığında pahalıya gelir.

Bir toplantıda, bir müşteri görüşmesinde ya da yakın bir ilişkide insan çoğu zaman gerçeği savunduğunu düşünür. Oysa bazen savunduğu şey gerçek değil, o anda kendisine nasıl göründüğüdür.

Bu ayrım küçük görünür ama sonuçları büyüktür. Konu çözümden çıkar, kişinin kendini aklama ihtiyacına döner. O sırada haklı olsanız bile konuşmanın yönünü kaybedebilirsiniz.

Haklılık her zaman sonuç üretmez

İş hayatında soru çoğu zaman suçlu bulmak için değil, işin nerede takıldığını görmek için sorulur. Fakat insanlar bu soruyu kolayca tehdit gibi algılar. Tehdit algısı devreye girdiğinde bilgi vermek yerine savunma başlar.

Savunma başladığında toplantı yavaşlar. İnsanlar ne olduğunu değil, kimin ne kadar kusurlu olmadığını anlatmaya başlar. Bu noktada haklılık artık çözümün hizmetinde değildir; kendi başına bir sahneye dönüşür.

Daha iyi soru

Zor anlarda insanın kendisine sorabileceği daha iyi soru şudur: “Şu anda haklı çıkmaya mı çalışıyorum, yoksa sonucu mu koruyorum?”

Bu soru her zaman kolay cevaplanmaz. Çünkü haklı çıkmak kısa vadede rahatlatır. Sonuç almak ise bazen gururun bir kısmını yutmayı, cümleyi daha dikkatli kurmayı ve sahneyi biraz yukarıdan görmeyi gerektirir.

FilozofKral’ın çalıştığı alan tam burasıdır: haklılığı yok saymak değil, haklılığın hangi anda pahalıya gelmeye başladığını fark etmek.